Geri

Bir kız çocuğunun, babasının kızı olarak resmen tanınmasının mümkün olmaması üzerine yapılan reformlar

Johnston ve Diğerleri/İrlanda Davası   | 1986

Bir kız çocuğunun, babasının kızı olarak resmen tanınmasının mümkün olmaması üzerine yapılan reformlar

Üçüncü başvuru sahibinin doğal aile bağlarını yansıtabilecek uygun bir yasal rejimin olmaması, davacının aile yaşamına saygı gösterilmemesine neden olmuştur.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 18 Aralık 1986 tarihli kararı

Ön bilgiler

Nessa Williams-Johnston anne ve babasıyla birlikte yaşıyordu. Anne babası evlenemiyorlardı çünkü Nessa’nın babası daha önce bir evlilik yapmıştı ve o zamanki yasalar taraflara boşanma hakkı tanımıyordu.

Bu da Nessa’nın yasal olarak babasının kızı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlamına geliyordu.

Nessa gayrimeşru bir çocuk statüsündeydi ve anne babası da bu durumun kendisine anne baba yardımı yapılmasını veya miras kalmasını önleyeceğinden endişe ediyorlardı.

AİHM kararı

AİHM Nessa’nın anne ve babasıyla olan aile bağlarını tanıyacak yasaların mevcut olmadığına hükmetti. Bu da Nessa’nın özel ve aile yaşamı hakkını ve anne ve babasının haklarını ihlal ediyordu.

Müteakip gelişmeler

İrlanda 1987’de Çocukların Statüsü Yasasını kabul etti. Bu yasayla evlilik dışı doğan çocuklar ebeveyni evli çocuklarla benzer yasal statüye kavuştu. Yasayla çocukların velayet, bakım ve mülkiyet hakları güvence altına alındı.


İlgili örnekler

Dört yaşındaki bir kızın kötü muamele görmesinden sonra yapılan reformlar

Tabitha Mitunga dört yaşındayken – yanında aile fertleri, arkadaşları ve kendisine bakacak hiç kimse olmaksızın Belçika makamlarınca hemen hemen iki ay süreyle gözaltında tutuldu. Tabitha Mitunga ruhsal zarar gördü ve Strazburg Mahkemesi haklarının ihlal edildiğine hükmetti. Tabitha Mitunga’nın davası Belçika’da refakatçisi olmayan çocuklar için daha iyi koruma sağlanması ihtiyacına dikkat...

Read more

20 yıl boyunca haklarından mahkum edilen binlerce “silinmiş” insana adalet sağlanması

1992 yılı Şubat ayında Slovenya’da 25.671 kişi otomatik olarak bu ülkede oturma haklarından yoksun bırakıldılar. Ana Mezga dahil—pek çok insan kişisel mallarını kaybetti veya aileleri parçalandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararından sonra yasada değişiklik yapıldı ve bir tazminat sistemi oluşturuldu.

Read more

Bir annenin çocuklarıyla birlikte olma mücadelesi sonucunda aile yaşamı hakkının daha iyi korunması

Yetkililer M.D.’nin eskiden birlikte olduğu insanın M.D.’nin çocuklarını dövdüğünü ve kendisinin de çocuklarını korumadığını öğrendiklerinde, M.D. çocuklarının velayetini kaybetti. M.D. bundan sonra çocuklarını döven kişiyle ilişkisini sona erdirdi ve çocuklarını yeniden geri almaya çalıştı. Ancak Malta yasaları uyarınca çocuklarının velayetini ebediyen kaybetti bunu milli mahkemelerde temyiz...

Read more

Devletin zorla adını değiştirdiği yaşlı kadın için adaletin yerini bulması

Devlet – elli yıldır kullanmakta olduğu adını -- zorla değiştirdiğinde, Tiborné Daróczy 71 yaşındaydı. Bayan Daróczy adının, kaybettiği eşiyle arasında güçlü bir bağ oluşturduğuna inanıyordu. Adının zorla değiştirilmesini istemiyordu. AİHM Bayan Daróczy’nin lehine karar verdi ve Macar makamları daha sonra Bayan Daróczy’nin eski adını muhafaza etmesine izin verdi.

Read more

Evlilik dışında doğan çocukların babaları için velayet haklarının iyileştirilmesi

Horst Zaunegger’ın bir kızı vardı ve kendisi kızının annesinden ayrılmıştı. Alman yasaları çocuğunun ortak velayetini elde etme şansını sınırlıyordu çünkü Horst Zaunegger ve anne hiç evlenmemişlerdi. Horst Zaunegger Strazburg’da davayı kazandıktan sonra Bay Zaunegger gibi babalara daha fazla haklar sağlamak üzere yasada değişiklik yapıldı.

Read more

Evlilik dışı doğan çocukların babalarına adil velayet hakkının verilmesi

Avusturya yasalarına göre evlilik dışı doğan çocukların velayeti, çok az istisna dışında otomatik olarak anneye veriliyordu. Oysa evlilik dahilinde doğan bir çocuğun velayeti çocuğun yüksek menfaatleri göz önüne alınarak kararlaştırılıyordu. Bay Sporer Strazburg Mahkemesinde bunun adil olmadığını başarılı bir şekilde savundu – bu da Avusturya yasalarında değişiklik yapılması sonucunu doğurdu.

Read more

Çocuğunun velayetini kaybeden kadın için adaletin yerini bulması

Kocasıyla ilişkisinin bitmesinden sonra çocuklarının velayeti Verica Šobota-Gajić’e verilmişti. Ancak eski eşi oğullarını kaçırdı. Yetkililerin harekete geçmemesi nedeniyle Bn Verica Šobota-Gajić çocuklarının velayetini yeniden ancak 6 yıl sonra ele geçirebildi. Dava sayesinde çocukların velayetinin doğru insanlara verilmesi sağlandı.

Read more

Çocuğundan ayrı olan bir kadının davası

María Iglesias Gil eski kocasından çocuk yaptığında çocuğun velayeti kendisine verilmişti. Ancak eski koca çocuğu ABD’ye götürdü. Bayan İglesias İspanyol mahkemelerine başvurduğunda mahkeme uluslar arası tutuklama emri çıkartmayı reddetti ve davayı kapattı. Strazburg Mahkemesi kararın Bayan Iglesias Gil’in aile yaşamı hakkını ihlal ettiğine hükmetti.

Read more

Mahkemenin belirlediği çocuk yardımının on üç yıl boyunca ödenmemesi üzerine yasal reformlar yapılması

Snežana Boucke’nin evlilikten olma, Kristina adlı bir kız bebeği vardı. Babaya çocuk yardımı ödeme emri tebliğ edildi. Yetkililer mahkeme kararının uygulatılmasını sağlayamadı ve ödemeler 13 yıl boyunca yapılmadı. Strazburg Mahkemesi bu durumun Bn. Boucke’nin mahkeme kararlarının uygulatılması hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Dava sonucunda mahkeme kararlarının uygulatılması alanında önemli...

Read more

Çocuğun beş yıl süreyle babasının kimliğini saptayamaması – ve çocuk haklarını korumaya yönelik reformlar

Evlilik dışı bir çocuk doğar. Anne çocuğun babasını belirlemesi için mahkemeye başvurur. Ancak yargıdaki gecikmeler ve babanın DNA testi yaptırmayı reddetmesi üzerine dava süreci beş yıldan fazla sürer. Strazburg Mahkemesi çocuğun haklarının gerektiği gibi korunmadığına hükmeder. Aynı sorunun bir daha yaşanmaması için yasalarda değişiklik yapılır.

Read more

Tescil edilmiş etnik özelliğin hükümet tarafından makul olmayan bir şekilde kontrol altına alınmasından sonra reformlar yapılması

Mihai Ciubotaru bir yazar ve Fransızca profesörüdür. Kendisi etnik kimliğini Romen olarak nüfusa kaydettirmek istedi. Kendisinin Romen etnik grubuyla açık seçik bağları olmasına rağmen yetkililer isteğini reddettiler. Strazburg Mahkemesi Bay Mihai Ciubotaru’nun lehine karar verdi ve daha sonra yapılan reformlarla insanlar nüfus kaydına işlenen etnik kimlikleri konusunda daha fazla kontrole...

Read more

Babanın çocuğunu görememesi üzerine aile yaşamını korumak üzere reformlar yapılması

Stefano Bianchi’ye eşinden ayrıldığında çocuğunun velayeti verilmişti. Ancak eşi çocuğu yurt dışına götürerek geriye dönmeyi reddetti. Bay Bianchi İsviçre makamlarına şikayette bulunduğunda İsviçre makamları baba ile oğulu bir araya getirmek için harekete geçmediler. Strazburg Mahkemesi bu durumun Bay Bianchi’nin aile yaşamı hakkını ihlal ettiğine hükmetti. İlgili prosedürlerde bilahare...

Read more