Geri

Gazetecinin hapse mahkum edilmesinden sonra ifade özgürlüğünün korunması için reformlar yapılması

Dălban/Romanya Davası   | 1999

Gazetecinin hapse mahkum edilmesinden sonra ifade özgürlüğünün korunması için reformlar yapılması

Herkes görüşlerini ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu yetkililerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir.”

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. Maddesinin giriş bölümü - © fotoğraf Cronica Romascana

Ön bilgiler

Ionel Dălban Romanyalı bir gazeteciydi. Kendisi Cronica Romaşcană adlı haftalık bir gazete çıkarıyordu. Dălban burada bir Senatörün ve bir kamu şirketinin başındaki şahsın yolsuzluk yaptığı iddiasına ilişkin bir makale yazmıştı. Bay Dălban iftira ve hakaretten yargılanarak hüküm giydi, para ve hapis cezasına çarptırıldı. Pek çok gazete bu olayı basını yıldırma girişimi olarak verdi

Romanya bir demokrasi haline geldikten sonra da, komünist dönemden kalmış yasalar ifade özgürlüğünü kısıtlamaya devam etti.

AİHM kararı

Strazburg Mahkemesi Bay Dălban’ın makalelerinin kamuyu ilgilendiren bir konuyla alakalı olduğuna ve mahkumiyetinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.

Müteakip gelişmeler

Dava Romanya’da ifade özgürlüğünün korunmasına yönelik reformlara yol açtı. Hakaret davalarında hapis cezası 2002’de, iftira davalarında ise 2005’te kaldırıldı; iftira davalarına karşı yasal savunma hakkı da güçlendirildi.

Hakaret ve iftira sonunda Romanya yasalarına göre ceza suçu olmaktan tamamen çıkarıldı.


İlgili örnekler

Yanlış uygulamaları ve eksiklikleri haber vererek ortaya çıkaran hemşirenin işten atıldıktan sonra tazmin edilmesi

Brigitte Heinisch bir geriyatri hemşiresiydi. Çalıştığı yaşlılar evindeki uygulamaların hastaların yaşamını tehlikeye attığını iddia etti. İddialarını kamuya açıkladıktan sonra işten atıldı. Buna rağmen Alman mahkemeleri işten atılmasının yasal olduğuna hükmetti—bunun üzerine Bayan Heinisch Strazburg Mahkemesine başvurdu. Davası yeniden görüldü ve kendisine tazminat ödendi.

Read more

Şirketin yayının önlenmesinden sonra medyada çoğulculuğu korumak üzere yeni kuralların konması

İtalyan televizyonunda, sahipleri arasında çok fazla çeşitlilik olmayan az sayıda kanal hakim konumdaydı. Centro Europa 7 şirketi yeni kanallar kurmak istediğinde kendilerine yayın frekansı tahsis edilmedi. Şirket Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurarak yetkililerin İtalya’da medya gücünün belli bir yerde yoğunlaşmasını sağladıklarına dair şikayette bulundu. Dava sayesinde medyada...

Read more