Geri

‘McLibel’ hakaret davasında çevre eylemcileri için adalet

Steel ve Morris v. Birleşik Krallık |2005

‘McLibel’ hakaret davasında çevre eylemcileri için adalet

Bu bir ifade özgürlüğü meselesidir ve bir şeyin doğru olduğuna inanan gerçek bir görüş organı varsa o zaman bunu söyleyebilmelisiniz.

Helen Steel, McSpotlight’tan alıntı

Davaya ilişkin genel bilgiler

İki çevre eylemcisi Helen Steel ve David Morris, İngiliz hukuk tarihinin en uzun süren davasında fast-food devi Mc Donald’s şirketini sindirdi. 

Helen ve David 1980’lerin ortalarında McDonald’s’a karşı tabandan gelen bir kampanyada yer aldılar. Kampanya grubu, şirketi çevreye zarar vermekle suçlayan bir broşür bastı ve dağıttı.

McDonald’s, gruba sızmaları ve broşürün hazırlanmasından ve kampanyanın düzenlenmesinden kimlerin sorumlu olduğunu bulmaları için özel dedektifler tuttu. Ardından şirket Helen ve David’e karşı hakaret davası başlattı. 

Helen ve David hakaret içermediğini iddia ettikleri broşürü basmadıklarını söylediler. Masraflarını karşılamak üzere hukuksal destek almak için başvurdular ancak başvuruları reddedildi çünkü Birleşik Krallık’ta hakaret davalarında hukuksal destek verilmiyordu.

O sırada Helen bir barda yarı zamanlı olarak çalışıyordu ve David küçük bir oğlan çocuğunu tek başına büyüten  bir ebeveyndi. Kamunun sağladığı bazı desteklere rağmen mahkeme ve temyiz sırasında kendilerini etkili olarak temsil etmek için gerekli harcamaları karşılayamadılar. Diğer taraftan McDonald’s, profesyonel bir hukuk ekibi ile temsil edildi. 

313 gün süren bir mahkemenin ardından hakim McDonald’s lehine bir tazminat kararı verdi.  Temyiz mahkemesi broşürdeki bazı iddiaların doğru olduğuna karar verdi ve ödenecek tazminatı azalttı.  

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kararı

Avrupa mahkemesi Birleşik Krallık’ın böyle karmaşık yargılama sürecinde Helen ve David’e hukuksal destel vermeyi reddetmesinin onların davalarını Birleşik Krallık mahkemelerinde etkili bir şekilde temsil edememeleri anlamına geldiğine hükmetti. Bu kişiler McDonald’s ile karşılaştırıldığında adil olmayan bir dezavantaja sahip oldular bu da onların haklarının ihlal edilmesine yol açtı.

. . . ana akımın dışında kalan bu tür grup ve bireylerin sağlık ve çevre gibi kamu çıkarlarını ilgilendiren konularda kamusal tartışmalara katılmalarını sağlamakta güçlü bir kamusal yarar vardır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı, Şubat 2005

Takip 

Avrupa mahkemesi karar verdiğinde, istisnai durumlarda hakaret davalarında hukuksal destek sağlanmasına izin veren 1999 Adalete Erişim Yasası İngiltere ve Galler’de yürürlüğe girdi. Güncellenen kılavuz Avrupa mahkemesinin Helen ve David davasında verdiği kararın başka davalar değerlendirilirken “kıstas” olarak kabul edileceğini açıkça ortaya koydu. 

Kuzey İrlanda’da hukuksal destek konusunda zaten benzer bir yasa vardı. İskoçya Avrupa mahkemesinin Helen ve David davasında verdiği karardan sonra 2007 ve 2010’da istasnai durumlarda hukuksal desteğe izin veren yasalar çıkardı.