Palais

Fransız mimar Henry Bernard tarafından inşa edilen, 1977 yılında kapılarını açan Palais binası, Avrupa Konseyi’nin ana binasıdır. Tüm üye ülke bayraklarının dalgalandığı girişiyle Palais binasının sağlam ve güçlü görününmlü dış cephesi, kibar ve eğimli iç cephesine zıtlık göstrerek birlikten, güvenden ve dostlukdan doğan gücü yansıtıyor. Nitekim bu anlayış da binanın duvarları ardında yürütülen faaliyeti özetliyor. Kırmızı, gümüş ve kızıl-kahve renklerinin muazzam bir mozaik oluşturduğu aliminyum kaplı dış cephesine toplantı odalarındaki geniş pencereler eşlik ediyor. Giriş merdivenlerinin hemen yanında yer alan hafif eğimli çimlik alan Palais’nin girişini süslüyor. Palais’nin yapımından önce, bu yeşil alanda bulunan Avrupa Evi, Avrupa Konseyi’ne hediye edilen bir çok sanat eserine ev sahipliği yapmış.

 

Agora

2008 yılında açılan, Art & Build (Brüksel) ve Denu ve Paradon (Strazburg) mimarlık şirketleri tarafından yapılan Agora, Avrupa Konseyi’nin en yeni binasıdır. “Agora” sözcüğü antik yunancada “açık toplantı alanı” anlamına geliyor. 2008 yılında en iyi çalışma binası olarak MIPIM ödülüne sahip olan Agora binası modernliği, verimliliği ve çevre korumacılığını bir araya getirmeyi başarıyor. Geniş Camlı yüzeyinin ardında bakıra bürünmüş konferans odalarını çevreleyen iki avlu (atriyum) bulunuyor. Bu yapıyı örten görkemli metalik çatının üstünde, avluların doğal havalandırmasını amaçlayan güneş enerjili iki baca bulunuyor. İleri görüşlü fikir demetleriyle inşa edilen bu bina, Avrupa Konseyi’nin çevre korumacılığına verdiği emeği kanıtlıyor.

 

İnsan Hakları Binası

1995 yılından bu yana faaliyet gösteren İnsan Hakları Binası, Strazburg boyunca akan İll nehri ile bütünleşiyor. Georges-Pompidou Merkezi, Galler Ulusal Meclisi ve Millenium Dome’un da mimarı olan İngiliz mimar Lord Richard Rogers’ın yapmış olduğu en görkemli binalar arasında yer alıyor. Louise Weiss’ın Avrupa Parlamentosu binasının karşısında ve diğer nehrin üzerinde bulunan İnsan Hakları Mahkemesi, Lord Rogers’ın modern ve işlevsel tasarımını ortaya koyuyor. Sembolik bir görünüm sergilemesi (dış cephesi teraziyi anımsatıyor) ve modern malzemelerin kullanımı (yoğun cam kullanımı şeffalığı simgeliyor) çarpıcı bir etki yaratıyor. İnsan Hakları Binası, ön yüzünde silindir şeklinde iki mahkeme salonu bulunduruyor. Bu iki kule yapı, binanın ana bölümüyle birleşiyor. Kamusal alan, metalik malzemeden oluşan karmaşık dairesel şekilleri, Vosges dağlarının kum taşlarını, camları ve sade bir çalışma ortamını barındırıyor.

 

Avrupa ilaç kalitesi ve sağlık müdürlüğü (EDQM)

EDQM’in yeni binası Agora binasının arkasında yer alıyor. Art & Build (Brüksel) ve Denu ve Paradon (Strazburg) mimarlık şirketleri tarafından yapılan bina Mart 2007 yılında kullanıma sunuldu. Dairesel şekildeki camları ve tahta yapısı, estetiği ve işlevselliği biraraya getiriyor. Laboratuarı, büroları ve toplantı odaları Kuruluş’un, Avrupa’da ve diğer ülkelerde ilaç kalitesini denetlemede daha önemli bir rol oynamasını sağlıyor.

 

Avrupa Gençlik Merkezi

Norveçli mimarlar Lund & Slaatto, tarafından tasarlanan, Strazburg’un Wacken semtinde bulunan bina 1972 yılından beri dünyanın dört bir yanından binlerce genci ağarladı. Modern İskandinav mimarisinin dikkat çekici bir örneği olan Avrupa Gençlik Merkezi binasi aliminyum malzemesi kullanılarak yapılan dış cephesiyle dikkat çekici bir tasarım ortaya çıkarıyor.